Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Pakistan’ın Lahor kentinde Şii şahsiyetlerin katılımıyla düzenlenen geniş kapsamlı bir toplantıda, Ümmetin Şehit Lideri Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamaney’in şehadeti ve İran halkının ortaya koyduğu direniş ile dünyanın dört bir yanındaki İslam Devrimi destekçilerinin sergilediği dayanışma ele alındı. Konuşmacılar, bu olayın Pakistan’daki Şiiler arasında birlik ve bütünleşmeyi güçlendiren önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Görkemli bir törenle gerçekleştirilen anma programına Şii alimler ve halkın farklı kesimlerinden çok sayıda kişi katıldı. Program, Camiatü’l-Muntazar Havzası ile Pakistan Şii Medreseleri Federasyonu’nun (Vifakü’l-Medaris eş-Şia) girişimiyle ve Ayetullah Hafız Riyaz Hüseyin Necefi’nin ev sahipliğinde Lahor’da düzenlendi.
Toplantıda konuşan Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Sacid Ali Nakvi, Pakistan Şii Ulema Konseyi Başkanı olarak yaptığı konuşmada, “İmam Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamaney’in şehadeti, İslam Devrimi’ni sona erdirmeye yönelik bir komplonun parçasıydı” dedi.
Nakvi, Pakistan’da dini faaliyetler ve teşkilatlara yönelik yürütülen çeşitli komplolara değinerek, Pakistan ile İran arasındaki güven ortamının oluşmasında kendi çabalarının da payı bulunduğunu belirtti. “Pakistan’da birlik ve dayanışma atmosferi oluşturduk. Bu nedenle İslam Devrimi’ni desteklediğimiz için yoğun karalama ve propaganda saldırılarına hedef olduk. Ancak Allah’ın lütfuyla Şiilere yönelik birçok girişimi de durdurmayı başardık” ifadelerini kullandı.
Sacid Ali Nakvi ayrıca vatanseverliklerini kanıtlamak için herhangi bir onaya ihtiyaç duymadıklarını belirterek, ülkede adalet düzeninin kurulması ve İslam Devrimi’nin savunulması için hazır olunması gerektiğini söyledi. Ona göre devrimin ruhu, toplum içinde hoşgörü ve tahammülü yaymaktır.
Pakistan Meclis-i Vahdet-i Müslimin Başkanı Senatör Raca Nasır Abbas Caferi ise konuşmasında İmam Hamaney’in şehadetinin uluslararası boyutuna dikkat çekti. Caferi, Ayetullah el-Uzma Hamaney’i seçkin bir düşünür ve Şii‑Sünni birliğinin güçlü bir savunucusu olarak nitelendirerek, onun gençlerle, şairlerle ve yazarlarla geniş ilişkiler kurduğunu ve sanata önemli bir alan açtığını söyledi.
Caferi, onun düşüncelerine dayanarak dini medreselerin yapısının yeniden düzenlenmesinin gerekli olduğunu belirtti ve bugün “Velayet-i Fakih” kavramının dünya çapında akademik ve fikri çevrelerde incelenmeye başlandığını ifade etti.
Birliğin önemine de vurgu yapan Caferi, “Birlikten söz etmek zayıflık değil, ortak izzetin ifadesidir. Hiç kimse bizi parçalayamaz ve hiçbir zalim güç bizi boyun eğmeye zorlayamaz” dedi.
Konuşmasının bir bölümünde Donald Trump ve Binyamin Netanyahu’yu bu olaydan sorumlu tutan Caferi, onları övmenin Müslümanlara düşmanlık anlamına geleceğini dile getirdi.
Toplantının diğer konuşmacılarından Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Cevad Nakvi, Pakistan Ümmet-i Mustafa Uyanış Hareketi Başkanı olarak yaptığı konuşmada, bu programın düzenlenmesinde Ayetullah Hafız Riyaz Hüseyin Necefi’nin rolünü ve girişimini takdir etti. Pakistan halkının uzun süredir Şii liderlerin birlik içinde hareket etmesini beklediğini belirten Nakvi, bu buluşmanın toplumda önemli bir yakınlaşma sağladığını söyledi.
Nakvi ayrıca Ayetullah Mücteba Hamaney’in de babası gibi Pakistan’a özel bir ilgi duyduğunu ifade etti. Bölgedeki güvenlik gelişmelerine değinen Nakvi, geçmişte tekfirci grupların yalnızca sözlü tehdit oluşturduğu söylense de artık fiili bir tehdit haline geldiklerini belirtti.
Pakistan’ın yabancı güçlerin nüfuzu altına girmesine izin verilmeyeceğini vurgulayan Nakvi, yakın zamanda Lahor’daki Minar‑ı Pakistan meydanında büyük bir kitlesel toplantı düzenleneceğini de duyurdu.
Programın bir diğer bölümünde konuşan Pakistan Şii Ulema Konseyi Genel Sekreteri Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Şebbir Hasan Mismî ise İran’ın İslam dünyasındaki rolüne değinerek, “İran Kur’an’a amel ederek İslam’ın gerçek temsilcilerinin kimler olduğunu gösterdi ve İslam’ın bayrağı her zaman Caferi ümmetinin elinde oldu” dedi.
Mismî, İran’ın direnişi sayesinde ABD eski Başkanı Donald Trump’ın geri adım atmak zorunda kalacağını ve yakında temsilcilerini İslamabad’a göndereceğini söyledi. Ayrıca İran ile ABD arasındaki müzakerelerde Pakistan’ın önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Toplantının bir bölümünde İran’ın Lahor Başkonsolosu Mehran Muhaddisfer ile İran Kültür Evi Genel Müdürü Dr. Asgar Mesudi de söz alarak Pakistan halkının İran’a verdiği destekten dolayı teşekkür etti.
yorumunuz